Sun12172017

Last update06:26:30 PM GMT

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel

Amazonlar

amazonlar1Amazonlar bir ordu toplumuydu. Barış zamanında baş döndürücü güzellikleriyle erkekleri çılgına çevirirlerdi. Uzun boylu, küçük ve dik göğüslüydüler. Uzun bacakları, yapılı ve güçlü kasları olsa da kadınsı özelliklerini koruyorlardı. Ata çıplak binerler, yulardan başka araç kullanmazlardı. Korunmak için sadece hilâl biçiminde bir kalkan kullanırlardı. Vücutlarını ince tunikle sıkıca sarar; kollarını, bacaklarını ve göğüslerini açıkta bırakırlardı. Kışın kıyafetlerine kürk bir pelerin ve uzun çizmeler eklenirdi.

Erkek egemen tarih yazımında, tarihi bir gerçek olarak reddedilen Amazonlar, gerçeklik anlamında bütünüyle silinmeye çalışılmış, buna rağmen bakir mitoloji dünyasında savaş çığlıkları atarak Anadolu’da at koşturmuşlardır.
Bir millet yükselmişti. Zorbaya boyun eğmeyen, kibirli ve üstünlük taslayan hiçbir erkek sesinin duyulmadığı bir kadın milleti! Kendi kanunlarını koyan, kendi iradesine uyan ve kendini düşmana karşı savunabilen bir topluluk.

Bugünkü Terme’yi yurt edindiler

Bu topluluk krallığını, batı sınırındaki kızıl topraklı ormanlara yakın ‘Sinop’ şehrinin civarına kurdu ve hâkimiyetlerini doğuya, Kolkhis’e kadar genişletti. Bugünkü Terme’de Themiserya’yı kurdular. Dağların güney bölgesinde öylesine bol elma, armut, fındık ve üzüm yetiştiriyorlardı ki bunların büyük kısmını ağaçlarda çürümeye terk ediyorlardı. Toprağı işlediler, atlar yetiştirip savaş alanlarına sürdüler. Nesillerinin devamı için savaşta adam öldürürdüler. İsterse bakire kemerlerini çıkarıp komşu kabileden biriyle çiftleşmelerine müsaade edildi. Doğan çocuk erkekse hizmetçi olur, isyan etmesin diye el ve ayakları sakatlanır, kızlar ise savaşçı olarak yetiştirilirdi.

Korunmak için hilal biçiminde kalkan kullandılar

Amazonlar bir ordu toplumuydu. Barış zamanında baş döndürücü güzellikleriyle erkekleri çılgına çevirirlerdi. Uzun boylu, küçük ve dik göğüslüydüler. Uzun bacakları, yapılı ve güçlü kasları olsa da kadınsı özelliklerini koruyorlardı. Ata çıplak binerler, yulardan başka araç kullanmazlardı. Korunmak için sadece hilâl biçiminde bir kalkan kullanırlardı. Vücutlarını ince tunikle sıkıca sarar; kollarını, bacaklarını ve göğüslerini açıkta bırakırlardı. Kışın kıyafetlerine kürk bir pelerin ve uzun çizmeler eklenirdi.

Bu savaşçı kadınlar, yüzyıllar boyunca Karadeniz’deki üstlerinden çok uzakta, ölüm danslarını sürdürdüler. Ege denizine seferler yaptılar. Sujrene, Efes, Thiba şehirlerini kurdular. Likya’nın ileri karakollarını yağmaladılar. Saldırgan ve acımasız karakterleri, Likya kralı Lobates’i korkuttu. Yunan mitolojik kahramanı Bellerophon, kanatlı atı Pegasus’u  Amazonlar’ın üstüne sürdü. Amazon birliği, parlak sabah güneşinin altında genç, kıvrak leoparlar gibi talim yaparken saldıran Pegasus, gökyüzünden yağmur gibi ok atmaya başladı. Amazonlar’ın okları Pegasus’a ulaşmıyordu. Amazonlar yenilerek topraklarına döndüler. Tekrar güçlendiler. Grek dünyasına korku salmaya başlayınca Miken kralı Eurystheus, Herakles’i [Herkül] Amazon kraliçesinin kemerini almak için görevlendirir. Herakles’in güçlü kaslarından etkilenen kraliçe, kemeri vereceği sırada Hera’nın nifak sokması sonucu savaşa tutuşurlar. Herakles kraliçeyi öldürüp kemeri almayı başarır.

Altın değerindeydiler

Amazonlar onursuzca olmasa da yenilmişlerdi. On yıl boyunca Karadeniz’deki ülkelerinde sessiz kaldılar. Kayıpları ciddiydi ve esir alınanlar yüzünden orduları tükenmişti. Herakles’in öldürülen gemicilerini taşıyan geminin güvertesine bindirilerek götürüldüler. Filo boğaz içine yaklaşırken Amazonlar’dan birkaçı zincirlerden kurtulup arkadaşlarını çözdüler. Yunanlılar’a saldırdılar. Silahlarını alıp gemicileri denize attılar. Gemi kullanmasını bilmedikleri için rüzgarla sürüklendiler. Gemilerini tehlikeye atmak istemeyen Herakles, Amazonlar’ı takipten vazgeçti. Gemi günlerce sürüklendi. Özgür İskitler ülkesinde karaya oturdu. Burada İskitler’e amansızca saldırdılar. Bu saldırıya bir anlam veremeyen İskitler şaşkına döndü. Kadın savaşçılar hakkında hiçbir fikirleri yoktu. İskit gençleri ile savaş kısa sürdü. İskitler geri çekilerek saldırıdan vazgeçtiler.

Yunan kralı Theseus, Amazon kraliçesinin kardeşi Antiope’yi kaçırır. Bunun üzerine Amazon ordusu toplanıp Atina’ya saldırır.

Bu olay Amazon tarihinin doruk noktası olur. Theseus, Herakles’e benzer bir Atina kralıdır. Amazonlar ülkesinde altın olduğunu öğrenir, ama aklı, altından çok Amazonlar’dadır. Gemilerle Karadeniz’e açılır. Kılavuzlar, gerçek dişi bir fon üzerinde kaplan gibi gözleyen büyülü kadını görürler. Theseus’un adamları kadının güzelliği karşısında büyülenir. Amazon başkenti Themiser’ya [Terme] gelince ok mesafesinde dururlar. Amazonlar saldırmaz. Atinalılar, Amazonlar’ın ülkesinde kaldıkları kısa sürede onlara âşık olurlar. Soloon adlı Atinalı, Amazon kraliçesine delicesine âşık olur. Hislerini kendi açıklayamaz, kraliçeye Euneus’u elçi gönderir. Kraliçe nazikçe Soloon’u reddeder. Soloon kendini nehre atar, boğulur. Atina kralı, Amazon kraliçesi Antiope’yi Yunanistan’a kaçırır.

Kraliçenin kız kardeşleri Hippolyte ve Oreithyia öç almaya karar verirler.
Kraliçenin kız kardeşleri, soylu bir savaş için Atina’ya doğru yelken açarlar. Kışın buz tutan boğazdan geçerek müttefikleri İskitler’le buluşurlar. İskitler’in kısraklarına binerek önlerine gelen köyleri yağmaladılar. Atina’ya doğru her türlü direnişi kırarak ilerleyen Amazonlar’dan arta kalan köyleri İskitler yağmalıyorlardı. Atina’ya gelen Amazonlar, büyük bir düzlükte toplandılar [sonradan bu düzlüğe Amazon düzlüğü adı verildi] ve bir gün sonra da saldırıya geçtiler.

Amazonlar geri püskürtüldü.

Kuşatma yaz boyunca sürdü. Atinalı savaşçılar Amazonlar’ın oklarından korunmak için yakın dövüştüler. Buna rağmen safları dağıldı, kaçtılar. Ancak yurtlarına ilk saldıran düşmanlarını püskürtmeyi başardılar. Ölen Amazonlar onurluca yakıldı. Yaralı Amazonlar Khalkis’e taşındı. Orta Avrupa’da, özel kolonilerde soylarının devamı için kaldılar. Bir daha ana yurtlarına dönemediler.

Savaştan 30 yıl sora Argonotlar altın post için Khalkis’e sefere çıkarlar. Medeia’yı kaçırırlar. Amazonlar mum gibi sönüyor derken alev gibi saçılmaya başladılar. Truva savaşında Herakles ve Theseus’ın Amazonlar’a verdiği zarar nedeniyle Truvalılar’ın yanında yer aldılar. Amazonlar’ın bu son kıvılcımı büyük bir yangını başlatacak güçte değildi. Var oluş çığlığı ateşlendi ve söndü.

Yunanlılar, güzelliklerine hayran kaldı

Amazon muhafızları, Yunan komutanlarını tepelemekte kraliçeleriyle yarışıyorlardı. İlk gün sadece altı Amazon ölmüştü. Kraliçe Tenthesilen muhafızlarını kaybetse bile ürpertici zafer çığlıkları atarak Yunanlıların arasına kaplanlar gibi dalıyordu. Savaş baltasını kafatası, göğüs, kalça demeden indirdi. Amazonlar’ı seyreden Truvalı kadınlar savaşa katıldılar. Amazonlar, düşmanlarını dünyalı kahramanların ortasında tanrıçalar gibi kovaladılar, biçtiler, alay ederek havaya fırlattılar. Yunanlılar dehşet içinde dağılana kadar savaşa devam etti. Savaşın ilerleyen zamanlarında Yunanlı komutan Akhilleus tüm gücü ile Amazonlar’a saldırdı. Amazonlar bu büyük saldırıya karşı koydular, ama tek tek düştüler. Kraliçe kargısını Akhilleus’a fırlattı. Zırha çarpan kargı parçalandı. İkinci kargı da parçalanınca Akhilleus’un kılıç darbesini göğsüne aldan kraliçenin kasları gevşedi, yere düştü. Akhilleus vicdan azabıyla doldu. Eve bu güzel kraliçeyle dönebilirdi. Yunanlılar, ganimetleri paylaşırken bakire Amazonlar’ın güzelliklerine hayran kalıyorlardı. Savaş alanını hüzün kaplamıştı.
 
Bu savaş Amazonlar’ın cüret ettikleri son hücum oldu. Amazonlar bir daha asla bilinen dünyanın yüzeyini dalgalandırmadılar.
 
Amazonlar, bugünkü Terme’yi başkent yaptılar. Sinop, Samsun ve Eefes’i kurdular. Anadolu’ya kanlı seferler yaptılar. Savaş çığlıkları atarak rüzgârla yarıştılar. Erkeklerin korkulu rüyası oldular. Mitolojiye, yazarlara, ressamlara esin kaynağı oldular. Topraklarını ektiler, meyve ağaçları yetiştirdiler. Eski Yunanlılar onları, erkeklere zulmeden genç ve güzel bakireler olarak anlatı. ‘Barışta, cilveli bir genç kız edasına sahip kadınlardır’ dediler.
 
Amazon’un kelime anlamı
Yazarlar, Amazon kelimesinin kökeni olarak “erkek öldürenler, kadın savaşçılar” etrafında dolanıp dururlar. Heredot, George Thomson, Hrozny, Haikarnas Balıkçısı ve Server Tanilli gibi… Her yazar, ‘savaşçı’ ve ‘göğüssüz’ kelimelerinde uzlaşır. Hangi dilden ve hangi kelime kökünden geldiğinde ise uzlaşamazlar. Heredot onlar için ‘Amazon göğüssüz anlamına gelir. Hangi dilde olduğunu bilmiyorum. Erkekler onlara ‘Olirpata’ derdi. Ne anlama geldiğini bilmiyorum.’ der. En yakın değerlendirme ‘Ar-buzhoni’ dir. Laz dilinde “tek göğüslü” amlamına gelir. Zongo 15-11-2006’da Abuzhoni, Laz dilinde ‘göğüssüz’ demektir. anose “akılsız”, anoste “tatsız” gibi. Olirpata, Lazcadan eski Yunancaya, Yunancadan İngilizceye ve oradan da Türkçeye gelinceye kadar değişime uğramadığını kimse iddia edemez. Orjini Laz erkeklerinin deyişiyle ‘Olemkvatu’ olmasın? Ek olarak Güney Amerika’daki Amazon nehrinin eski adı Narmeon’dur. İspanyol kâşif Francisco de Orellana, adını Amazon olarak değiştirmiştir.
 

KANAKLAR
•    Karadeniz Ansiklopedik Sözlük / Özhan Öztürk
•    Herodotos Tarihi / Türkiye İş Bankası Yayınları
•    Mitoloji Sözlüğü- Pierre Grimal / Sosyal Yayınlar
•    Yunan Mitolojisinde Amazonlar / Çev: Burcu Yumrukçağlar
•    Hemeros / İlyada
•    Türkiye’ nin Tarihi / Seton Lloyd / TÜBİTAK Yayınları
•    Antik Kaynaklarda Karadeniz Bölgesi / Türk Tarih Kurumu

* En İyi Bildiğimiz Amazon Dizi Kahramanı Zeyna’dır.
 * Lazcanın bugüne kadar varlığını koruyarak gelebilmesi ormanlarımızın ordulara ve dolayısıyla emperyalist işgallere meydan vermemesinin bir sonucudur.

 

Yaşar Bayraktar

Helimişi XASANİ

Helimisi
Lazcanın Evrensel Şairi

Coxope

Coxope
Çocuklara Lazca İsim

93 Harbi

93 Harbi
Muhacir Lazlar

Arkeopolis

Arkeopolis
Lazika'nın Başşehri

Lazca Açıköğretim

Lazca Açıköğretim
Açıköğretim Başlıyor